New York Knicks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
New York Knicks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2017 Salı

Kaos

Tarihler 22 Temmuz 2016'yı gösterirken Derrick Rose yeni takımı New York Knicks'i, Golden State Warriors'la beraber NBA'in süper takımı olarak ilan etmişti. Böylesine yüksek motivasyonla çıkılan yolda bugün geldiğimiz nokta o kadar da süper değil.

Birkaç saat önce sonlanan Knicks-Pelicans maçı kadroları açıklandığında Derrick Rose her zaman olduğu gibi ilk 5'te başlayacak olarak görünüyordu. Tek problem şu ki; Rose birkaç saat önce Chicago'ya gitmişti ve bundan kimsenin haberi yoktu. NBA medyası koç Jeff Hornacek ve bulabildikleri tüm Knicks yetkililerini soru yağmuruna tutarken alabildikleri tek cevap "Bilmiyorum, bakacağız." ve türevleri oldu. Böylesine bir vurdumduymazlığa bir NBA takımında rastlamak hiç kolay değil. Tarihin tüm takımlarında bin bir türlü sıkıntı yaşanmıştır ama disiplinsizliğin bu raddeye vardığı çok nadir görülür. Süper star kaprisleri organizasyonlar için tatlı/ekşi seviyede seyreder hep.  Parlak CV'si sayesinde işe alımda mülakatı transit geçen Rose ise son hareketi ile koca Knicks organizasyonunu aciz bir durumda bıraktı. Ciddi bir problemi olabilir ama haber vermeden şehri terk etmek olmaz. Bu olayla birlikte Knicks'teki kaos iyice ayyuka çıktı. Aslına bakarsanız, bu biraz da malumun ilamı oldu.

Kaos güçlü bir kelime. Knicks de bu kelimenin hakkını sonuna kadar veriyor. Bu sezon 21 milyon dolar ödedikleri oyun kurucularının hiçbir şey demeden ortadan kaybolması birden bire olan bir şey değil. Günümüzün değişen iletişim yöntemlerine en ufak ayak uyduramayan başkan Phil Jackson bu ortamın tohumlarını ekti. Yanlış olmasın; 11 yüzüklü bir efsaneye saygısızlığı asla kabul etmem, tıpkı Jackson'ın kendi modasının çoktan geçtiğini kabul etmesi gerektiği gibi. Şimdi sayacağım olaylar sezonun ilk 3 ayında yaşandı:


Takım başkanının bu şekilde hareket ettiği bir ortamın sağlıklı olmasını bekliyor muyduk gerçekten? Başkan iletişimi bu şekilde sağlarken, Rose'un iletişimin nasıl olmasını bekliyorduk?

Şimdilerde Jeff Hornacek'in Melo'dan memnun olmadığı ve Knicks'in Melo'nun kontratındaki "takas edilemez" maddesini kaldırmasını istediği konuşuluyor. Süper takım nidalarıyla çıkılan sezonda daha All-Star arası olmadan bunlardan bahsediyor olmamız ne kadar ironik. Knicks'in Carmelo politikalarının işlevselliğini açıklayan bir istatistik vereyim: Melo bu sezon 3 kez oyundan atıldı. Ligin en huzurlu süper starı gibi durmuyor, değil mi?

Daha bir de sıkıntısı olup, henüz ismini açıklamayanlar var:

Özetle organizasyon içindeki sıkıntılar bu kadar deşifre olmuşken herhangi bir başarıdan bahsetmek mümkün değil. Saha içine konsantre olmak için öncelikle saha dışındaki ortamın sütliman olması gerekiyor. Bunun için çabalayan bir kişi yok. Tarih 10 Ocak 2017. Süper takım kayıp. Süper kaos hakim.

18 Şubat 2015 Çarşamba

Amar'e'nin Vedası

Ligde sevdiğim oyuncular arasında yer alan Amar'e Stoudemire'ın New York Knicks'ten ayrıldığı haberini geldi. Amar'e kariyerinin zirve yaptığı dönemde, ligin dengesini değiştirebilecek güce sahipken o zaman için mantıklı sayılabilecek bir kararla Knicks'e gelmişti. Büyük şehir ilüzyonuna kapılmanın yanı sıra köklü klüp olmasının etkisi ve tabi ki tahmin edilebilecek birkaç taahhüt üzerine 5 yıl için 100 milyonluk kontrata imza atmıştı. 2010-2011 sezonunda katıldığı Knicks ona verdiği sözü tutmakta gecikmedi ve sezon ortasında takasla Carmelo Anthony'i kadrosuna kattı. O takas itibariyle kadro kalitesi anlamında şampiyonluk düzeyinin bir tık altında bir ekip kurmuşlardı. Amar'e de 78 maçta 25.3 sayı ortalamayla New York'taki tek All-Star sezonunu yaşıyordu.

Sonra işler karıştı. Amar'e'nin sakatlığı, koç Woodson'ın yetersizliği, anlam verilemeyen bir yaşlı tutkunluğu derken New York Doğu Konferansı 3.lüğünden dibe doğru giden bir yolculuğa çıkmıştı bile. Amar'e çok maç kaçırdı, buna ekstra olarak Melo da hiç bir sezonun tümünde sağlıklı kalamayınca son kaçınılmaz oldu. İkilinin yanına Tyson Chandler ve Jason Kidd gibi pozisyonlarının ligdeki en güvenilir birkaç isminden ikisini kadroya dahil etmeleri de yeterli olmadı. Büyük umutlarla kurulan Knicks takımı playoffta ikinci turdan ötesini göremedi. Yıllar geçtikçe sakatlıkların da etkisiyle maç başına 25 atan Amar'e canavarı bir bench oyuncusuna dönüştü.

Kontratının son sezonu olan bu sezon yaş da artık 32'yi gösterince Knicks defterini kapatma vakti çok net bir şekilde gelmişti Amar'e için. NBA'de belli bir yaştan sonra oyuncuların yegane hedefi olan şampiyonluk çanları Amar'e için çalmaya başladı. Knicks'in yeniden yapılanma sürecini bekleyecek vakti de kalmadı. Zaten Knicks'in şu anki görüntüsüne bakarak olumlu tek bir şey söylemek mümkün değil. Başkan Phil Jackson'ın aklında elbette bir şeyler vardır ama dediğim gibi Amar'e'nin bunlar için vakti kalmadı.

Vakti kalmadı diyoruz ama ona Elton Brand muamelesi yapmak da çok yanlış olur. Bu sezon yakaladığı rakamları 36 dakikaya vurduğumuzda 18 sayı 10 ribaund ortalamaları çıkıyor karşımıza. Benchten gelmek oyundaki etkinliğini düşürmüş olabilir ama Amar'e hala lig standardının çok daha fazlasını sunabilecek bir isim.

İlk serbest kalma haberi geldiğinde Spurs'ün de adı geçiyordu ama sonradan baskın olarak Suns ve Mavs takımlarını okuduk. Son haberler ise Amar'e'nin Mavs'e imza atacağı yönünde. Hatta Dallas kadroda ona yer açmak için bir oyuncusunu de serbest bırakmış. Bu saatten sonra Amar'e'den 25 sayılık bir sezon beklemek hayalden başka bir şey değil. San Antonio'nun doğrudan rakibine geleceği için takım başarısı dilemeye de dilim varmıyor. Umarım Amar'e adına hüsranla sonuçlanmayacak bir macera olur. Önümüzdeki yıllarda onun şampiyonluk uğruna birkaç takım daha değiştirmesine daha şahit olabiliriz.

Amar'e'nin New York Knicks'e yazdığı veda şiiri ile yazıyı kapatayım:

Poem by: Amar'e Stoudemire 

NY NY what a beautiful city
A place where you can hang out with Anna, JayZ & Diddy

Its a place absent of excuses and patience 
If your smart, you can meet leaders of every nation

NY NY big city of dreams 
Everything in NY isnt always what it seems

In the land where the jungle is concrete
The money flows Dow Jones and Wall Street

Home of #STATcity and the #Knickstape Orginator, 
Shalom to all my fans, Salute to all my haters.

Peace and Love 
Amar'e Carsares Stoudemire Sr.

9 Ekim 2014 Perşembe

Mbenga'ya Piyango Vurdu

En son 2010-2011 sezonunda New Orleans formasıyla seyrettiğimiz DJ Mbenga, New York Knicks'le garanti olmayan bir kontrat imzalamış.

3 sezondur ortalarda görünmeyince artık NBA'e dönme ihtimaline imkansız gözüyle baktığım bu adama tam bir piyango vurdu diyebiliriz. 2009 ve 2010 yıllarında Los Angeles Lakers'ın şampiyon kadrosunun bir parçasıydı ve tamamen orada bulunmanın etkisiyle böyle bir kontrat imzaladı desek yanlış olmaz. Şampiyon kadronun guardı Derek Fisher şu an Knicks'in koçu, yine şampiyon Lakers kadrosunun koçu Phil Jackson ise şu an Knicks'in başkanı. Mbenga, bu ikilinin beraber otururlarken birden akıllarına düştü herhalde çünkü hiç bir anlam veremediğim bir kontrat.

Kontratın garanti olmadığını düşünürsek önümüzdeki sezon oynayıp oynamayacağı hala belirsiz. Ancak ligde bulunduğu süre zarfında çok az sahada kalan, savunma anlamında gayretli ancak blok yaptığı kadar faul de yapan bir isim olan Mbenga için bu hayatta bir kere gelebilecek bir fırsat. Samuel Dalembert ve Cole Aldrich, Knicks kadrosunda bulunan mevcut pivotlar. Mbenga ile garanti kontrat imzalansa bile bu isimlerin arkasında kalacak, yine onu sahada çok az göreceğiz.

Bu şüpheli kontratı bir şekilde yorumlamak gerekirse, antrenmanlarda çok faydalı bir oyuncu olabilir Mbenga. Jackson ve Fisher da onun antrenmanlardaki performansıyla takımı olumlu etkileyeceğini düşünüp bir şansları denemiş olabilirler. Bana soracak olursanız Mbenga'nın NBA'deki işinin bittiğini düşünüyordum ama olur da onu sahada görürsek, yine blok yapmak uğruna rakiplerini faulle durdurmasını seyredeceğiz, bunun garantisini veririm.