14 Nisan 2017 Cuma

Kawhi Leonard Sezon Değerlendirmesi


Kawhi Leonard sistemin parlattığı bir oyuncu mu tartışmalarının sonsuza dek kapandığı bir sezonu geride bıraktık. Cevap: "Değil". Hatta öyle bir değil ki bugün kimi otoriteler Kawhi'ı MVP ödülünün dark horse'u (fazla üzerinde durulmayan favori) olarak gösteriyor. O artık sistemin çok ötesinde bir adam.
Kawhi'ın 2016/2017 sezonunu hücumda gösterdiği gelişim üzerinden anlatmak en uygun yöntem gibi görünüyor. Kawhi sezonu 25.5 sayı ortalamayla (lig 9.su) tamamladı. Bu bir önceki sezona kıyasla 4.3 sayılık bir artış demek. 4.3 sayı ciddi bir sıçrama ama inanın Kawhi'ın hücumdaki evrimini tarif etmede çok yetersiz kalıyor. Kawhi bu sezon ligin en önemli pick-and-roll oyuncularından biri haline geldi. Switch olsun/olmasın birkaç dribbling sonrası orta mesafeleri sokarken artık çok daha rahat.
Kawhi orta mesafelerde hep iyiydi ama bu sezon şut öz güvenindeki gelişimi fark etmemek imkansız. Bu şutları yaratırken vücudunu çok iyi kullanmaya başladı.

Kawhi'ın şut güzellemesini orta mesafeyle sınırlayamayız tabi ki. Geliştirdiği bir diğer hücum silahı da ikili oyunla veya kendi başına yarattığı pull up üçlükler. Kawhi'ın üçlük yüzdesi 44.3%'ten 38.1%'e geriledi. Hücumdaki artan rolü sonrası sıkışan oyunda kilit açmak veya takıma momentum kazandırmak için üçlüklere yönelen Kawhi'ın yüzdesindeki bu düşüş gayet doğal. Maç başına isabet sayısını 1.8'den 2'ye çektiğini de ekleyeyim.
Kawhi pick sonrası drivelarını da epey geliştirdi. Bu driveların başarısında vücudunu kullanma becerisinin payı büyük. Geçtiğimiz sezon maç başına 4.6 serbest atış deneyen Kawhi'ın bu sezon bu rakamı 7.2'ye çekmesi tesadüf değil. Artık daha çok yükleniyor, daha agresif oynuyor. 

Serbest atışla sonuçlanan pozisyonların önemli bir kısmı da izolasyon oyunlarından kaynaklanıyor tabi ki. Gregg Popovich sistemlerinde yıllardır hep geri planda olan izolasyon hücumu, sistem ötesi Kawhi'la birlikte oyun planımıza dahil olmuş durumda (Küçük bir not: 2014 pas basketbolunu hala özlüyorum). Ve evet, Kawhi Leonard bu izolasyon işini de iyi beceriyor. Yine bu sezon geliştirdiği, Michael Jordan'ı/Kobe Bryant'ı andıran fadeaway atışlarını özel olarak beğeniyorum.


Kawhi'ın bu sezon en çok geliştirdiği yönlerinden biri de kuşkusuz clutch (yakın geçen maçın son anları) basketbolu. 2017 model Spurs 2016'ya kıyasla çok daha fazla yakın giden maç oynadı. Rakibin kadro kalitesinden bağımsız bir şekilde maçların sıklıkla gidip geldiğini gördük. Hatta bir ara arka arkaya 5-6 maç 10 sayı geriye düşüp dönme serimiz vardı. Hal böyle olunca geçtiğimiz sezona kıyasla daha fazla clutch dakika oynadık. Kawhi'ın bu anlarda kaybolması tüm bu gelişimin üzerine ağzımızda acı bir tat bırakabilirdi. O ise kaybolmanın yakınından bile geçmedi, ekseriyetle ağırlığını koydu. Büyük oyuncu tanımının olmazsa olmaz koşullarından birini bu sezon sağladı. Özellikle Rockets maçı unutulmazdı.



Biraz da Kawhi söz konusu olduğunda bahsetmeye alıştığımız yere gelelim, yani savunmaya. Kawhi'ın bu sezon Yılın Savunmacısı ödülünde geride kalmasını yadırgamıyorum. Hücumdaki yükü bu kadar artınca savunma performansı geçtiğimiz iki sezondaki kadar konuşulmadı. Konuşulmadı ama bu savunmasında eksilen bir şey olduğu anlamına gelmiyor. Kawhi'ın defansif +/- istatistiğindeki düşüşü (2.8->1.5) kendisine değil Tim Duncan'ın emekliliğine bağlıyorum. Kawhi aynı savunmayı yapıyor ama Gasol&Lee'yle beraber oynarken geçtiğimiz yılki defansif +/- rakamlarını tutturması mümkün değil. Bu sezon rakip takımların hücum ederken Kawhi'ı dışarı çektiğini gördük. Kawhi'ın savunduğu oyuncu sahanın en dibine giderek onu takım savunmasından ayırmaya çalıştı. Adamlar hücum ederken savunmacıya önlem aldılar. Daha ötesi olabilir mi? Özetle; The Claw hala The Claw.



Bugün geldiğimiz noktada Kawhi'ın lig tarihinin en iyi perimeter savunmacısı olup olmadığını tartışıyoruz. Bu adam rakip süper yıldızları savunurken aynı zamanda maç başına 25.5 sayı atıyor, üstüne üstlük kritik anlarda takımını tek başına sırtlıyor. Yine bu bahsettiğimiz adam 6 yıllık NBA kariyerinde yaptığı faulden (697) çok top çalacak (704) kadar temiz bir basketbol oynuyor. Tüm bunları yaparken egosuna yenik düşmüyor, muazzam bir takım arkadaşı olmaya devam ediyor.  İki yönlü basketbolun bu derece yüceltildiği ortamda Kawhi Leonard'dan daha değerli bir oyuncudan bahsedebilir miyiz? 2016/2017 sezonu itibariyle; sanmıyorum.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder