Boston Celtics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boston Celtics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2016 Cumartesi

Seri Bitti, Mesaj Hatırlandı

Jae Crowder'ın yokluğunda inişli çıkışlı bir görüntü çizen Celtics, ORACLE Arena'da Warriors'ı yıkarak tüm lige mesajı verdi, daha doğrusu hatırlattı. Mesaj tabi ki de şampiyonluk değil. Kadrolarında süper yıldız bir oyuncuya sahip olmayan takım, Jae gibi müthiş kilit bir oyuncusundan yoksunken başardı bunu. Dolayısıyla mesaj; Brad Stevens önderliğinde oyun anlayışı yeniden yapılanan Celtics'in önümüzdeki yıllarda büyük bir tehdide dönüşme potansiyeli. Elbette bu çıkarımı sadece Warriors galibiyetine bakarak yapmıyorum, bu galibiyet bunları dile getirmek için güzel bir fırsat olarak gördüm. 

Warriors'ın evinde kendi gibi oynamadığı maçları kazandığını gördük. Son ana kadar başa baş ya da geride oynayıp inanılmaz üçlüklerle maçları uzatmaya götürüp, uzatmada kazandıklarını gördük. Bugün o üçlük girmedi ama şunu belirtmek lazım ki kendileri gibi oynamışlardı: 46%'yla 20 üçlük isabeti buldukları bir maçı kaybettiler. Sezon boyunca görmeye alıştığımız 3. çeyrek dominasyonuna Celtics'ten aynı şekilde cevap alınca maçı alamayacaklarını hissettik, öyle de oldu.

Celtics özeline dönecek olursak Isaiah Thomas'ın gözlerimizin önünde birinci sınıf oyuncu klasmanına evrildiğini görüyoruz. Takım onun haricinde tümüyle görev adamlarıyla dolu ve Brad Stevens hepsinden müthiş bir verim almayı başarıyor. Kaybettikleri Blazers maçının üzerinden 24 saat geçmeden ORACLE Arena'ya çıktılar ve Stevens'ın efektif kadro kullanımıyla kazandılar. NBA tarihine geçen bir ev sahibi performansı serisini sonlandırdılar. 

Yazının başında dediğim gibi mesaj tamamen potansiyel üzerine; ellerinde müthiş değerli draft hakları var. 2016 draftı ne kadar derin olur bilinmez ama Celtics bu draftta en az 6 seçim yapacak gibi duruyor. Zamanında yaptıkları dev takaslarda aldıkları bu draft haklarının nasıl oyuncular olarak geri döneceğini merak ediyorum. Draft haklarının yanı sıra sezon sonunda salary caplerinde inanılmaz bir boşluk elde ediyorlar. Şu an 77 milyon dolarlık bir maaş ödemesine sahipler, bu rakamın 50 milyonu önümüzdeki sezon olmayacak. Üstelik kalan 27 milyonun içinde Isaiah Thomas, Avery Bradley, Marcus Smart gibi çekirdekte düşünülecek isimler var. Yani bu yaz Kevin Durant, DeMarcus Cousins, Kevin Love gibi oyuncuları eklemeye yetecek kadar boşlukları var. Yazın piyasada aktif olmalarını bekleniyor ve en az 1 süper yıldız hamlesine kesin gözüyle bakılıyor. Ellerindeki en önemli asset Brad Stevens. Oyunu, sistemi, anlayışı yapılandırıyor. Yönetim kanadı da kadroyu yapılandırmayı başarırsa, Celtics efsanesi sağlam adımlarla özlenen konumuna geri dönecek.

8 Ekim 2015 Perşembe

Lee vs. Sullinger

Celtics'te en çok merak edilen konulardan biri 4 numara pozisyonunda kimin oynayacağı: David Lee mi, yoksa Jared Sullinger mı? Her iki oyuncu da geçmişte sakatlık problemleri yaşamış isimler. Bu anlamda birini diğerinin önüne koymak zor. 23 yaşındaki Sullinger geçtiğimiz sezon kısıtlı Boston kadrosunda parlamıştı, o yüzden geçtiğimiz sezonu Warriors'ta geçiren ve yalnızca 4 maça ilk 5 başlayan 32 yaşındaki Lee'yi onun önüne yazmak çılgınca gelebilir ama ben tercihimi bu yönde kullanıyorum. Sakatlanmadan önce ligin sağlam double-doublecılarından Lee'nin bu yıl kontrat yılı. 32 yaşında olduğunu göz önünde bulundurursak bu kontratın bitmesiyle beraber muhtemelen kariyerindeki son kontrata imza atacak. 30'lu yaşların sonunda imzalanan veteran minimumları saymıyorum tabi ki. Bu sebeple yeni takımında kendini göstermek için ekstra bir efor sarf edecektir. Sakatlık öncesi yıllarca 20 sayı - 10 ribaund civarlarında seyreden Lee geçtiğimiz sezon Warriors'ta Green'in arkasında geri plana düştüğü için bu sezon kendini yeniden kanıtlamak zorunda. Hala yıldız seviyesinde katkı vereceğini ispatlamak isteyecektir. Öte yandan Sullinger'a kıyasla daha iyi bir pasör olma avantajı var ki bu da onu Brad Stevens'ın sisteminde daha değerli kılıyor. İyi bir pick-and-roll oyuncusu olduğunu söylemekte fayda var. Lee'nin savunmasına iyi diyemeyiz ama Sullinger'a da bu konuda uzman demek mümkün değil. Celtics takımının ihtiyaç duyduğu tecrübeli oyuncu eksikliğini kapatacak olan Lee, önümüzdeki sezon liderlik rolüne dahi soyunabilir. Tüm bu sebeplerden ötürü David Lee'nin ilk 5 başlaması gerektiğini düşünüyorum.

5 Nisan 2015 Pazar

Nets & Heat & Celtics & Pacers & Hornets

Doğu'da 8. sıra yarışının çok çekişmeli olduğundan bahsediyorduk. Miami Heat'in de çuvallaması sonucu yarış bir anda 7. sırayı da içine aldı. Playoff'un son iki sırası için iddiası olan her takım hakkında düşüncelerimi yazdım.
Öncelikle Brooklyn Nets. Playoff'a girmelerini kesinlikle istiyorum, yıl içerisinde rotasyonda birçok deney yaptılar ve kör topal playoff potasında kalmayı başardılar. Sezon ortasında Jarett Jack'in sırtladığı takımda şimdilerde Deron Williams'ın süper performanslarını izliyoruz. Elbette ki bu iki isimden önce belirtmemiz gereken ana karakter Brook Lopez. Sezonun sonlarına doğru iyiden iyiye sorumluluğu aldı ve takımının 7. sıraya tırmanmasını sağladı. Önlerinde bir Atlanta bir de Portland maçı var. Eğer şanslı günlerinde olurlarsa Atlanta bu maçta as oyuncularını dinlendirebilir. Bu da Brooklyn'e çok değerli bir galibiyet olarak geri döner. Yatırımlarının karşılığını alamadılar belki ama ben yine de iki sıranın birini hak ettiklerini düşünüyorum.
Miami Heat'e gelecek olursak, onlar kendilerini yukarı atmışlardı ancak son zamanlarda sağlam rakipler gelince arka arkaya kaybedip yeniden aşağı indiler. Heat'te en sevdiğim figür olan Chris Bosh'un sezonu kapatması sonrası takıma sempatim oldukça azaldı. Bu sezonun Heat adına parlayan yıldızı Hassan Whiteside'da da bir türlü ısınamadım. Kelly Olynyk'e attığı dirsek benim gözümde Whiteside'ı bitirdi diyebilirim. Merak edenler açsın izlesin, nefret dolu bir müdahaleydi. Yıllarca kendini ligde kabul ettiremeyen Whiteside'ın saygı görmeye başladığı anda ortaya çıkan ve saklayamadığı kompleksinin bir dışa vurumuydu belki de. Bunun yanı sıra bir de kadroya dengesiz Beasley'i kattılar. Hepsi birleşince benim gözümde kişisel sempatilerimden ötürü playoff'u hak etmeyen bir yapıya büründüler. Wade'in takdire şayan bir çabası var ancak LeBron gitti artık, malum Bosh da yok. Mevcut çırpınış da bana samimi gelmiyor. Kadro kalitesi hala Doğu'da rahatlıkla playoff yapabilecek seviyede ancak en azından bu sezon için ben iki sıranın birinde onları görmek istemiyorum. Yine de fikstürleri rakiplerine göre rahat görünüyor. Bir Pacers bir de Hornets maçları var. Buradan alınacak sonuçlar belirleyici olacak. Ben bu sezon dışarıda kalmaları gerektiğini söyledim ama dediğim gibi bu tamamen kişisel sempatiye dayanan bir seçim. Gerçekçi olmamız gerekirse, potada kalacaklardır.
Küçük enişte Isaiah'ın takımı Celtics de nasıl olduysa playoff yarışında adından söz ettirmeyi başardı. Kadroları başlıktaki beş ekip arasında açık ara en zayıf kadro. Koç Brad Stevens'in becerisi ve başarıya aç oyuncu topluluğuyla playoff yarışına tutundular. Yürekten oynuyorlar falan ama kadroları gerçekten bir playoff kadrosu değil, çok atıp çok yiyorlar. Atlanta ya da Cleveland karşısında paramparça olmaları çok muhtemel. Umut vaat ediyorlar ancak bu sezon dışarıda kalma ihtimallerini daha yüksek görüyorum. Güzel bir yapılanmaları var. Bütün takımı dağıtıp baya bir draft hakkı aldılar. Çekirdekte yer alabilecek Bradley, Olynyk, Thomas gibi parçalara sahipler. Birkaç tane de genç oyuncu düşürürlerse önümüzdeki yıllarda playoff'a abone olmaları, Celtics organizasyonunun da toparlanması anlamına geleceği için beni çok memnun eder ama dediğim gibi bu sezon değil. Nisan'ın 11'i ve 12'sinde arka arkaya iki Cleveland maçları var. Bu maçlar belirleyici olacaktır.
Gelelim Nets'ten sonra playoff'ta görmek istediğim ikinci takım olan Pacers'a. Bütün sezonu en iyi oyuncuları olan Paul George'dan yoksun geçirdiler. Herkes dibe vuracaklarını düşündü ama onlar hep potada kaldılar. Son 2 haftadır çok fazla maç kaybettiler hatta arka arkaya 6 tane kaybettiler. Ona rağmen hala 8. sıranın biraz altındalar. Okuduğum haberlere göre Paul George da yarın parkeye dönüyormuş. Öyle ya da böyle 2 sezondur Doğu'da adından söz ettiren Pacers'ın tekrardan tam kadro olacak şekilde playoff'ta yer almasını istiyorum. George'un yokluğunda Hibbert ön plana çıkar demiştik ama o bir gram ilerleme kaydedemedi. Onun yerine George Hill önderliğinde bu noktaya kadar iddialarını taşıdılar. Yarın oynayacakları Miami Heat maçı işin rengini belli eder.
Son olarak Charlotte Hornets'ten bahsedeceğim. Geçtiğimiz yılın üzerine koyma parolasıyla çıktıkları bu sezon onlar adına büyük bir hüsranla sonuçlandı. Belki de tek olumlu faktör diyebileceğimiz Kemba Walker'ın da sezon ortasında sakatlanmasıyla ortada övülecek bir şey kalmadı. Lance Stephenson hamlesi büyük patladı. Onlar da kabullenip yedeğe çektiler ve bir fiyasko olarak maziye kazıdılar ismini. Al Jefferson geçtiğimiz sezona kıyasla daha pasif oynuyor. Hiç hedef yükselten takımın yıldız oyuncusu gibi değildi. Takımı sezon ortası takas edilen Mo Williams taşıyor. Bu bile playoff'ta olmamaları gerektiğini işaret eden harika bir gösterge. Planlar yapıldı, hamleler yapıldı ama olmadı. Michael Jordan ve ekibi takımı önümüzdeki sezon daha sağlam temeller üzerine inşa etmeli. Mo Williams'dan katkı alabilirsin ama takımı o çekiyorsa, sıkıntı var demektir.

6 Ekim 2010 Çarşamba

NBA Takımlarındaki Pozisyon Yığılmaları


NBA'de bazı takımlara baktığımızda oldukça akıllı işler yapıldığını görüyoruz . Ancak tüm bu akıllı işlerin sonunda kadroya bir de kağıt üzerinde baktığımızda ister istemez soru işaretleri oluşuyor .

Minnesota Timberwolves ile başlayacağım çünkü onların kadrolarındaki oyuncuların pozisyonlara göre dağılımı gerçekten komik bir görüntüye sahip . Takım kadrosunda tam 9 tane forvet bulunuyor . Michael Beasley, Corey Brewer, Lazar Hayward, Wesley Johnson, Kevin Love, Darko Milicic ( 4 oynadığı oluyor ), Anthony Tolliver , Martell Webster ve Nikola Pekovic Wolves'un şu anki kadrosunda bulunan forvet oynayabilen oyuncular . Birebir değerlendirdiğimizde bu oyunculardan bazıları gerçekten takıma fayda sağlayabilecek isimler ancak bu pozisyonda yaşanan bolluk cidden düşündürücü . Görünüşe bakılırsa takımdaki 4 guard yorucu bir sezon geçirecek çünkü Wolves'un alternatifsizlik sorununu guard pozisyonu başta olmak üzere diğer pozisyonlarda yaşaması muhtemel görünüyor .

Bir sonraki durağımız Boston Celtics . Onların 2009-2010 sezonundan kalma bir uzun problemleri vardı . Perkins'in zamansız sakatlıkları Celtics'i çok zor durumlara sokmuş , yaşlı Rasheed ve Davis'in üzerine çok yük binmişti . Yönetim de buna bir çare bulmak adına 2010 Off-season hamlelerini uzunlara yönelik yaptı . Ancak durumu biraz abarttılar sanki . Drafttan milli oyuncumuz Semih Erden seçildi . Buna ekstra olarak tarihin en iyi oyuncularından Shaq ve yine 2000'li yılların en iyilerinden Jermaine takıma katıldı . Şimdi oldukça kalabalık bir uzun rotasyonları bulunuyor . Sorun yaşamayacakları kesin ama tüm bu kalabalıkta Semih'in alıcağı süre ne kadar olur o tam bir soru işareti .

Son olarak yine guard-forvet pozisyonlarında inanılmaz bir oyuncu bolluğuna sahip Detroit Pistons'a değinecektim ancak birkaç saat önce takımın Mike Ilitch tarafından satın alındığı haberi geldi ve Pistons bölümünü kısa kesiyorum . T-Mac'in takıma katılmasının ardından o pozisyonda oluşan yığılma sebebiyle takımdan mutlak bir takas bekleniyordu . Bu takas uzun bir süre gelmedi ve bahane olarak hep takımın satış aşamasında olduğu gösterildi . Şu an takım satılmış durumda ve artık gösterilecek başka bir bahane yok .Kısa bir süre içinde Detroit Pistons'tan rotasyonu şekillendirmek adına bir takas bekliyorum .