17 Nisan 2015 Cuma

MVP Tahminim

Ödül için 4 kişinin ismi geçiyor: Curry, Harden, LeBron ve Westbrook. 
Öncelikle ödülü alma ihtimali en düşük isim olan LeBron'dan başlayayım. MVP oylamasında adının geçmesi artık adetten gibi bir şey. Yıllardır alışık olduğumuz etkileyici rakamları bu sezon çok küçük de olsa bir düşüş yaşadı. (Bu hala mükemmel olduğu gerçeğini değiştirmiyor elbette.) Takımı Cleveland da sezona felaket girip sonradan toparladı ve Doğu'da 2. oldu. Doğu Konferansı'nda 2. olmak çok da büyük bir başarı sayılmaz. Takım ciddi bir şampiyonluk adayı ve kesinlikle saygıyı hak ediyor ancak normal sezon için konuşursak LeBron'un performansı MVP ödülünü hak etmiyor. Rakiplerinin bir adım gerisinde kalacaktır. 1. sıra oyu almasını beklemiyorum.
Russell Westbrook istatistiksel anlamında yılın oyuncusuydu kesinlikle. Sayı kralı olmasının yanı sıra 11 kez triple double yaptığını da belirtmek lazım. Durant'in yokluğunda sorumluluğu aldı ve ligin son maçına kadar takımın playoff yarışında söz sahibi olmasını sağladı. Kendi kariyeri adına zirve yaptığı ve ligin altını üstüne getirdiği bu sezon MVP oylamasında takım başarısı engeline takılacaktır. Çok şut kullanıyor muhabbetleri bir kenara, playoff dışında kalan bir takımın oyuncusuna bu ödülü vermezler.

Gelelim en ciddi iki adaya: Harden ve Curry. Belki de son yılların en çekişmeli MVP oylamalarından biri olacak. Her iki oyuncu da kelimenin tam anlamıyla MVP'lik sezonlar geçirdi. Ben ise tercihimi Harden'dan yana kullanıyorum. 
Harden ve takımı Rockets, sonlara doğru özellikle iki San Antonio maçında alınan mağlubiyetlerle tökezlese de ligin en baba grubu olan Güneybatı Grubu'nu lider bitirmeyi başardı. Sezonun önemli bir kısmında Memphis grupta başı çekiyordu sonradan batırdı. Sonlara doğru yakalanan galibiyet serisi bizi yukarı atmıştı, biz de son maçı kaybederek bir çuval inciri berbat ettik. (Aslında bu konu hakkında da bir şeyler yazmam lazımdı ama alınan mağlubiyet canımı çok sıktı. 82 maçın emeği son gün alınan mağlubiyetle 4 sıra birden düşmek olmamalıydı. Geçen ay aptalca kaybedilen New York maçına kahrolmamak elde değil, ya da son saniyede verilen Cleveland maçına, ya da Jennings'ten buzzer yenilen Detroit maçına, ya da 3 uzatmada giden maçlara. Neyse bu kadar yeter.) Güneybatı Grubu'nda liderlik iddiası olan takımlar arasında sezonu aynı çizgide götüren Rockets belki de haklı olarak lider bitirdi. Konferansta da 2. oldular. İşi etkileyici kılan ve Harden'ı ön plana çıkaran kısım ise takımım sezon boyu sakatlıklarla mücadele etmiş olması. Dwight Howard, Terrence Jones, Patrick Beverley gibi takımın ana parçaları olan isimler oldukça fazla sayıda maçı kaçırdı. Onların yokluğunda Houston her daim yukarılarda kalmayı başardıysa bu tamamen Harden sayesinde. 82 maçın 81'inde sahadaydı (1 maç da cezalı olduğu için oynamadı.). Harden bu 81 maçta 27.4 sayı 5.7 ribaund 7.0 asist ortalamaları yakaladı. Takım sezonun neredeyse hiçbir bölümünde tam kadro olmamasına rağmen bu adam sayesinde ligin en iyi 3. derecesinde sahip oldu. Bunları göz önünde bulundurursak, benim oyum Harden'a.
Konuşmamız gereken diğer isim ise Stephen Curry kuşkusuz. Takımının 67(!) galibiyetle açık ara NBA birincisi olması onu öne çıkaran en önemli faktör olarak göze çarpıyor. O da tıpkı Harden gibi sezonun neredeyse tamamında sahadaydı (80 maç). Golden State Warriors'ın ligi dümdüz eden performansının başrol oyuncusu da oydu. Savunmacı fark etmeksizin inanılmaz şut attı, topa hakimiyeti ile pek çoklarını sahada rezil etmeyi başardı ve neredeyse her hafta top 10 listesine girecek kalitede bir dribbling harikası yarattı. 23.8 sayı 4.3 ribaund 7.7 asist ortalamaları var. Genel tabloya baktığımızda onun geçirdiği bu sezon için olumsuz bir şey neredeyse imkansız. Harden'ı desteklediğimi yukarıda belirttim ancak Curry'nin MVP olması tezini çürütecek bir şey öne sürmekte zorlanıyorum çünkü bebek yüzlü katilin ödülü alamaması için ortada hiç bir sebep yok. Yine de kendimde çelişmemek adına şöyle bir açıklama getiriyorum duruma: Golden State'in derecesi çok etkileyici olabilir ancak onlar sezon içerisinde Rockets kadar sakatlıklarla boğuşmadılar. Takımın en önemli ikinci oyuncusu Klay Thompson 82 maçın 77'sinde sahadaydı. Yılın Savunmacısı ödülünü kazanması beklenen Draymond Green 79 maçta görev aldı. Kariyeri boyunca sakatlıklardan yakasını kurtaramayan Bogut bile 67 maçta oynadı (Dwight Howard'ın 41 maç oynadığını hatırlatayım.). İlk 5'in son parçası Harrison Barnes 82 maçın tümünde sahadaydı. Golden State'in sezon boyunca makine gibi işleyen düzenine sakatlıkların uğramadığı faktörünü hesaba kattığımızda Harden'ın performansı Curry'nin önüne geçiyor bence. Oylamadan hangisinin ismi çıkarsa çıksın şaşırmayacağım ama Harden'ın mütemadiyen eksik bir takımı NBA 3.sü yaptığı gerçeği göz ardı edilmemeli.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder